BES enflasyonu yeniyor, geleceği inşa ediyor

Katılım Emeklilik’in
sektör verileri üzerinden yaptığı değerlendirmeye göre, doğru fon dağılımı ve
uzun vadeli kalış süresiyle birikimlerin yüzde 65’e varan bölümü doğrudan
sistem getirilerinden oluşabiliyor.

2003 yılında oldukça mütevazı bir başlangıç yapan Bireysel Emeklilik
Sistemi (BES), bugün Türkiye’nin en güçlü tasarruf kalesi haline geldi. Katılım
Emeklilik’in sektör verileri üzerinden yaptığı analizler sistemin yalnızca toplam fon
büyüklüğü ve katılımcı sayısı bakımından değil, bireylerin uzun vadeli finansal
planlamasında yarattığı etki açısından da dikkat çekici bir noktaya ulaştığını
gösteriyor. İlk yıllarında sınırlı katılımcı ile yola çıkan sistem; bugün 10 milyonu
aşan katılımcı sayısı ve 2,4 trilyon TL’yi aşan fon büyüklüğüyle dev bir
ekosisteme dönüşmüş bulunuyor. BES, altın ve gümüş gibi emtiaların yanı sıra
hisse senedi ve döviz gibi geniş fon çeşitliliğiyle yatırım imkânı sunarak, her
yıl enflasyonun üzerinde getiri sağlayıp yatırımcıların yüzünü güldürüyor.

Katkı payından
gelecek hayaline: Rakamların dili

BES,
tasarrufu “ay sonuna artan para” olmaktan çıkardı ve gelirin henüz başta
planlanan öncelikli bir yatırım disiplinine dönüştürdü. Sistemin en büyük kozu
olan devlet katkısı, katılımcının yolculuğuna önemli bir başlangıç avantajı
katıyor. Bugün sisteme dahil olan bir katılımcının 5.000 TL’lik aylık katkı
payına %20’lik devlet katkısı eklendiğinde yıllık 60 bin TL’lik birikim, bir
yıl içerisinde 72 bin TL’ye ulaşıyor. Fon getirisiyle birlikte bu rakam daha da
yukarılara çıkıyor.  Bu yolculuk 20
yıllık bir perspektife yayıldığında, matematiğin gücü çok daha net
hissediliyor. 20 yıl sonunda yatırılan toplam ana para 1,5 milyon TL
civarındayken; devlet katkısı ve profesyonel fon yönetiminin etkisiyle toplam
birikim 3 milyon TL üzerine ulaşabiliyor. İşin en dikkat çekici kısmı ise şu:
Toplam birikimin %50 ila %65’i katılımcının doğrudan yatırdığı tutardan değil,
sistemin zaman içinde ürettiği getiriden oluşuyor.

Katılım
Emeklilik Genel Müdürü Ayhan Sincek, BES’in uzun vadeli planlama açısından
taşıdığı öneme dikkat çekerek, “BES’in en güçlü tarafı, küçük ve düzenli
adımların zaman içinde büyük bir finansal karşılığa dönüşmesini sağlaması.
Katılımcılar sisteme ne kadar erken dâhil olur ve birikimlerini ne kadar uzun
süre korursa, devlet katkısı ve fon getirilerinin sağladığı etki de o ölçüde
büyüyor. Bu nedenle BES’i yalnızca bir emeklilik birikimi olarak değil,
bireylerin gelecek planlarını disiplinli biçimde destekleyen uzun vadeli bir
tasarruf modeli olarak görüyoruz”
dedi.

Zamanın çarpan
etkisi ve yatırımcı tercihleri

BES’te zaman
sadece bir unsur değil, doğrudan bir çarpan etkisi oluşturuyor. 30 yaşında
sisteme giren bir katılımcı ile 40 yaşında giren arasında, bileşik getirinin
gücü sayesinde emeklilikte %60’a varan birikim farkı oluşabiliyor.

Katılımcıların
fon tercihlerinde güvenli liman arayışının etkisi de dikkat çekiyor. Altın
fonları, 1.059 milyar TL büyüklükle ilk sıradaki yerini koruyor. 10 yıllık
getiriler incelendiğinde altın katılım fonlarının yüzde 5.347 seviyesinde
performans sergilediği görülüyor. Hisse senedi fonları, uzun vadede büyüme
hedefleyen yatırımcıların tercihleri arasında yer almaya devam ederken; para
piyasası fonları da likidite ihtiyacı bulunan katılımcılar için öne çıkan
üçüncü kategori oluyor.

Emeklilik hayalleri
artık somut bir gerçek

BES, bugün
yalnızca birikim yapılan bir sistem olmanın ötesine geçerek emeklilik hakkını
teslim eden olgun bir yapıya ulaştı. Mart 2026 itibarıyla emeklilik hakkını
kullananların sayısının 500 bine yaklaşması, sistemin geldiği aşamayı somut
biçimde ortaya koyuyor.

Çocuklar
için BES tarafında da ailelerin ilgisi artmaya devam ediyor. 18 yaş altında
BES’te toplam 2 milyonun üzerinde katılımcı bulunuyor. Bu tablo, ailelerin
çocuklarının geleceğini okul öncesi ve ilköğretim döneminden itibaren sistemli
bir şekilde güvence altına alma eğiliminin güçlendiğini gösteriyor.

Ayhan Sincek,
çocuklar için BES’e yönelik artan ilginin uzun vadeli finansal farkındalık
açısından değerli olduğunu belirterek, “Ailelerin çocukları adına erken yaşta
birikime başlaması, yalnızca finansal bir hazırlık değil, aynı zamanda tasarruf
bilincinin kuşaklar arasında aktarılması anlamına geliyor. Çocuklar için BES,
eğitimden gelecekteki yaşam planlarına kadar pek çok hedef için güçlü bir
başlangıç zemini sunuyor. Bu alandaki büyümenin, Türkiye’de uzun vadeli
tasarruf kültürünü daha da güçlendireceğine inanıyoruz”
diye konuştu.

Özetle; BES
bugün sadece bir tasarruf planı değil, küçük birikimlerin zamanla nasıl büyük
bir finansal özgürlüğe dönüşebileceğinin en somut örneği. 23 yıllık bu tecrübe
gösteriyor ki; istikrarla devam eden her yolculuk, doğru sistemde değerini
katlayarak büyütüyor.

Katılım
Emeklilik sermayesini 1 milyar TL’ye çıkardı

Sistemin bu
büyüme ivmesi, kurumların mali yapısındaki güçle de destekleniyor. Katılım
Emeklilik, katılımcılarına sunduğu güveni ve sektördeki sarsılmaz yerini tarihi
bir sermaye artışıyla tescilledi. Şirketin 72.000.000 TL olan ödenmiş
sermayesi, tamamı kâr payından (iç kaynaklardan) karşılanarak 1.000.000.000
TL’ye yükseldi. Bu hamleyle Katılım Emeklilik, Hayat ve Emeklilik Katılım
Sektöründe 1. sıraya yerleşirken, genel sigorta sektöründe de hızla üst
sıralara tırmandı.

Sermaye
artışı ve sistemin gelişimine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Katılım
Emeklilik Genel Müdürü Ayhan Sincek, BES’in ulaştığı noktadan duyduğu
memnuniyeti şu sözlerle dile getirdi: “Bireysel Emeklilik Sistemi, 23
yılda Türkiye’nin en köklü ve güvenilir tasarruf mekanizması haline gelerek
rüştünü ispat etti. Katılımcılarımızın küçük tasarruflarının profesyonel
yönetimle nasıl büyük bir finansal güce dönüştüğünü rakamlarla net bir şekilde
görüyoruz. Katılım Emeklilik olarak biz de bu güvene layık olmak adına ödenmiş
sermayemizi 1 milyar TL’ye yükselttik. Bu tarihi sermaye hamlesiyle faizsiz
emeklilik sektöründeki liderliğimizi pekiştirirken, katılımcılarımızın gelecek
hayallerini en güçlü mali yapıyla desteklemeye devam ediyoruz. BES’in her geçen
yıl derinleşen bu finansal ekosistemi hem bireylerimizin hem de ülke
ekonomimizin yarınları için en büyük teminatıdır.”

Katılım Emeklilik Hakkında

Katılım
Emeklilik, 2013 yılında Albaraka Türk Katılım Bankası ve Kuveyt Türk Katılım
Bankası’nın güç birliğiyle kurulmuştur. Katılım finans prensipleri
doğrultusunda bireysel emeklilik, hayat sigortası ve sağlık sigortası
alanlarında faaliyet göstermektedir.

Faizsiz
finans ilkelerine uygun yenilikçi ürünleri, güçlü fon yönetimi yaklaşımı ve
dijital çözümleriyle müşterilerine şeffaf, güvenilir ve sürdürülebilir hizmet
sunan Katılım Emeklilik; 78 milyar TL’yi aşan fon büyüklüğü, 1,5 milyona yakın
BES ve OKS sözleşmesi, 450 binin üzerinde sigorta poliçesi ve 20 farklı fonu
ile sektörde öncü konumunu sürdürmektedir.